Kısmen Deşarj Testi

Kızılötesi Termografi, UHF, TEV, HFCT, Ultrasonik Sensörler: PD Testinde Hangisi Daha Fazla Bilgi Verir?

Kızılötesi Termografi (IRT) ve Kısmi Deşarj (PD) testi, modern güç sistemlerinde yaygın olarak kullanılan, her biri farklı uygulama alanlarına ve teknik güçlere sahip iki durum izleme tekniğidir. IRT, yüzey sıcaklığı anomalilerini tespit ederek, gevşek bağlantılar, aşırı yükler veya bozulmuş kontaklar gibi artan elektrik direncinden kaynaklanan potansiyel arızaları belirler. Pasif termal radyasyon ölçümüne dayanan IRT, kullanımı basittir, müdahalesiz ve enerjili durumda incelemeye olanak tanır ve özellikle şalt cihazları, bara sistemleri ve kablo başlıkları gibi bileşenler için etkilidir. Ancak, önemli sınırlamaları vardır: sadece önemli ısı üreten arızaları tespit edebilir ve erken aşamadaki yalıtım bozulmasını veya iç kusurları belirleyemez. Sonuçlar ayrıca ortam sıcaklığından, yüzey yayıcılık ayarlarından ve operatör deneyiminden etkilenir. Buna karşılık, PD testi, yalıtım sistemlerinin içinde veya yüzeyinde meydana gelen küçük elektriksel deşarjları tespit eder. Bu deşarjlar genellikle boşluklar, çatlaklar, yüzey kirliliği veya nem girişi gibi yalıtım bozulmasının başlangıcını gösterir ve kritik yalıtım arızalarının çok daha erken tespit edilmesini sağlar.


PD testi, Ultra Yüksek Frekans (UHF), Geçici Toprak Gerilimi (TEV), Yüksek Frekanslı Akım Trafoları (HFCT) ve ultrasonik sensörler dahil çeşitli sensör teknolojilerini kullanır. Bu sistemler, deşarjın şiddetini ve türünü değerlendirmek için sinyal genliği, fazı, tekrarlanma oranı ve dalga formu özelliklerini analiz eder. PD sinyalleri tipik olarak kısa süreli, yüksek frekanslı darbeler sergiler ve metal muhafazalar içinde yayılabilir, bu da onları metal zırhlı orta gerilim ekipmanları için uygun kılar. TEV ölçümleri iç deşarjları tespit etmede etkiliyken, ultrasonik yöntemler yüzey veya korona deşarjları için daha uygundur. IRT'nin aksine, PD testi sadece herhangi bir ısı oluşmadan önce kusurları tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli duruma dayalı izleme ve eğilim analizini de destekler. Özellikle kablo başlıkları, hücre tipi trafo merkezleri, GIS ve transformatör sargıları gibi kritik ekipmanlar için uygundur. Ancak, PD testi, gerçek sinyalleri arka plan gürültüsünden ayırmak ve yanlış pozitifleri en aza indirmek için daha sofistike cihazlar ve eğitimli personel gerektirir.

Uluslararası standartlara ve sektör en iyi uygulamalarına göre, IRT ve PD testi tamamlayıcı teknikler olarak kullanılmalıdır. Örneğin, ABD'deki NFPA 70B, yüksek gerilim ekipmanları (>1000V) için düzenli kızılötesi ve PD kontrolleri önermektedir. İngiltere ve Avustralya'da da trafo merkezleri ve kritik varlıklar için benzer yönergeler bulunmaktadır. Metal muhafazalı ekipmanlar için, TEV ve ultrasonik PD testi panel üzerinden harici olarak gerçekleştirilebilirken, IRT, kablo konnektörleri, bara ek yerleri ve kesici kontaklarındaki ısıyla ilgili sorunları tespit etmek için idealdir. Eski sistemlerde veya önemli elektromanyetik parazitin olduğu ortamlarda, birleşik teknikler (örneğin, eşzamanlı TEV ve ultrasonik izleme) tanısal doğruluğu ve sonuçlara olan güveni artırır.

Özetle, IRT dirençsel arızaları ve yüzey ısınmasını belirlemeye daha uygunken, PD testi iç yalıtım bozulmasını erken aşamada tespit etmede daha etkilidir. Her iki yöntemin entegre edilmesi, yüzey termal tespiti ile iç dielektrik teşhisini birleştiren kapsamlı bir varlık izleme stratejisi sağlar. Sektör standartları ortak uygulamayı önerir ve sonuçların güvenilirliği büyük ölçüde operatörlerin yeterliliğine bağlıdır. Sertifikalı eğitimler (örneğin, termografi için FLIR Seviye I/II veya EA Technology'den PD uzmanlık eğitimi) şiddetle tavsiye edilir. Varlık türü, gerilim seviyesi ve çevresel koşullara dayanarak uygun yöntemi seçerek, kamu hizmetleri ve varlık yöneticileri sistem güvenilirliğini önemli ölçüde artırabilir ve plansız kesintiler ile felaket arızaları riskini azaltabilir.



Kingrun Transformer Instrument Co.,Ltd.



Kingrun'dan Daha Fazla Transformatör Test Cihazı